Randevu İçin Tıklayın

Dünya Ankilozan Spondilit Farkındalık Günü

Ankilozan Spondilit (AS) özellikle omurgayı etkileyen Kronik, ilerleyici, ağrılı sebebi bilinmeyen romatizmal bir hastalıktır. AS genelde omurga eklemlerini tutarak bel boyun, sırt ağrısı ve sabah tutukluğuna neden olur. İlerleyen dönemde AS hastalarında bel boyun hareketleri tamamen kısıtlanarak omurga eğrilikleri, kamburluk ve yürüme bozukluğu da gözlenir.

AS’nin görülme sıklığı genelde % 0.1 – 1.4 arasında değişir. Türkiye’deki sıklık oranı %0.5 olarak saptanmış olup ülkemizde 350-400 bin AS’li olduğu söylenebilir. AS’nin 8-45 yaş arasında başlayabileceği bilinse bile genellikle 15-30 yaş arasında,en sık olarak da 24 yaşında başladığı belirlenmiştir. AS erkeklerde kadınlara oranla 3 kat daha fazla görülür. Türkiye’de tanı gecikmesi ortalama 8 yıldır.Toplumsal farkındalık yaratmak amacıyla Dünya AS Hastaları Federasyonu (ASIF) 1998’de her yıl mayıs ayının ilk ilk cumartesi günü Dünya Ankilozan Spondilit Günü olarak AS’nin en sık görülen belirtisi sabah tutukluğu ile birlikte olan hareketlerle azalan bel ağrısıdır. 40 yaş öncesinde başlayan, 3 aydan daha uzun süre devam eden, aniden değil yavaş yavaş başlayan, sabahları yataktan kalkmayı zorlaştıran, istirahat ile geçmeyip hareket etmekle azalan bu tip ağrılara inflamatuvar bel ağrısı’ adı verilmektedir. Bel ağrıları zamanla boyuna yada sırta yayılabilir. Bazı AS hastalarında bel ağrısında topuk ağrısı da eşlik edebilir.

Özellikle kadın AS’li hastalarda el bileği, dirsek, diz, ayak, bileği gibi eklemlerde şişlik ve ısı artışı da görülebilir. Gözde kızarıklık ve ağrı, ağız içinde aft çıkması, sedef gibi çeşitli deri bulguları ve iltihaplı bağırsak hastalıkları da AS belirtileri arasında yer alabilir.

AS genetik geçişli bir hastalıktır. Hastaların birçoğunda HLA-B27 isimli genetik test pozitif saptanmaktadır. Bu nedenle ailesinde veya kendisinde hastalık öyküsü olanların, çocuklarını gözlemleyerek bel ağrısı gibi yakınmaları olması durumunda mutlaka doktor görüşüne başvurmaları önemlidir. Son yıllarda yapılan çalışmalarda çocukluk çağında geçirilen viral hastalıklar ve enfeksiyonların da AS gelişimi üzerinde rol oynayabileceği gösterilmiştir.

AS tedavisinde ilaçların yanı sıra fizik tedavi yöntemleri ve egzersiz de etkili olmaktır. Hastaların ez az 6 ayda bir uygulanan fizik tedavi programının hastalığın ilerlemesini yavaşlattığı bilinmektedir. Yüzme, yoga gibi egzersizler hastaların duruş bozukluklarını giderilip omurga esnekliğinin korunmasında etkilidir.

Tedavi edilmeyen AS hastalarında omurga tutulumu ilerleyip kamburluk gelişebilir: Aynca bilinçsiz ilaç kullanımı ya da tedavinin sürdürülmemesi gibi durumlarda ileri dönem böbrek yetmezliği, kalpte ritm bozuklukları gibi yaşamı tehdit eden durumlar görülebilir, ülkemizde her 3 AS hastasından birine en başta bel fıtığı tanısı konulmakta, AS hastalarının % 7’si gereksiz yere ameliyat edilmektedir: Bu tip ameliyatlar hastalığın gidişatını olumsuz etkilemektedir. Hareketsiz yaşam tarzı sigara kullanımı,vitamin D eksikligi AS hastalığının gidişatını olumsuz etkileyen diğer faktörlerdir.

ÜÇ aydan uzun süredir olan, sabah tutukluğunun eşlik ettigi, hareketsizken daha şiddetli olup hareketle azalan bel ağrısından yakman kişilerin en kısa sürede bir Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon hekimine başvurması önerilmektedir.

Uzm, Dr, Fatih KAHVECIoĞLU
Özel MEDINOVA Hastanesi
FizikTedavi ve Rehabilitasyon Uzmam

Search

+